Postmodern Çoğulculuk

SANAT İYİ,HAKİKİ,GÜZEL ve BEN'İN DENGESİNİ BOZAR

Düşünür Richard Shusterman,"Aesthestics and Postmodernism"(estetik ve modernizm)adlı metnine şu cümleyle başlar:"postmodernizm hakkında söylenebilecek belki de en açık,ve en kesin şey net olmadığı ve tartışmaya çok açık olduğudur."Yazar yine de postmodernizmin" sanatla estetiğin hem çok güçlü hem de estetik olmayan etkilerinden uzak kabul edilen toplumsal,etik ve politik dünyamıza nüfus etmekte ısrarcı" olduğunu tartışarak ilk bölümü tamamlar."postmodernizm sanatın 'yüce' iddialarını azaltıyorsa da onun yerine estetiği hayatın hakim eğilimlerinde daha merkezi bir noktaya getirir."

Shusterman'ın metnindeki bazı önemli noktalar üzerinde durmak gerekir.İlki kır sekiz bölümlük bu kitabın ikinci bölümüyle sonuncu bölümü arasında, özellikle Postmodernizmi ele alan tek bölüm vardır. Anglo-Amerikan düşünürler genellikle Postmodernizm'i benimsemezler:Postmodern yazı öncelikle kıta Avrupası'nda ağırlıklı olarak Fransa'ya ait bir çabadır.Anglo-Amerikan analitik felsefe Aydınlanma çağı'ndaki aklın netliğine değer verse de,postmodern yazarlar netliğin eksikliğiyle yetinir,analitik açıklamalara direnen kelime oyunlarından hoşlanırlar.

Shusterman,Postmoderniz'in nitelik eksikliğinin farkındadır.Postmodernizm'e "kuram" ya da "felsefe"ve başkalarının dediği gibi"hareket"veya"tavır"hatta" durum" demek yerini "kavram" demeyi tercih eder.Shusterman,ikinci olarak Postmorenizm'in tartışmaya açık bir kavram olduğunu vurgu yapar:Postmodernistler farklı duruşlar sergiler ve başka gelenekten gelen düşünürler çoğunlukla Postmodernist iddialara ,görüşlere sıcak bakmazlar.Ne var ki Amerikalı bir pragmatist olan Shusterman,modernist estetik ve biçimci kuramın postmodernist eleştirmenlerin bakış açılarına değer verir çünkü postmodernistler sanatın ve estetiğin ayrı ayrı ele alınmasına, toplumsal etik ve politik dünyadan uzak olmasına izin vermezler.Postmodernistler(ve Shusterman)sanatın estetiğin hayattan soyutlanamayacak kadar önemli olduğunu düşünürler.Amerikalı düşünür ve eleştirmen Artur Danto da "felsefenin 1970'ler den beri 'kuram' yapıbozumcu  stratejilerin felsefi estetik dışındaki neredeyse diğer bütün sosyal bilimleri etkilediği büyük yapı- olarak adlandırılan şeyin etkilerine karşı neredeyse bağışıklık geliştirdiğini" gözlemler.Shusterman'la birlikte Danto da "yazıldığı dilin garip bir şekilde netlik ve felsefi yazının ortaya koyması beklenen düşünce standartları ile uyuşmadığı düşünüldüğü için" postmodernist kuramın anaakım düşünürler tarafından ciddiye alınmadığı görüşündedirler.Pek çok üniversitenin sanatla ilgili bölümlerinde "kuram"yerine estetik seminerleri verilmesinin çağdaş (postmodern)sanat uygulamarıyla alakasız muhafazakar ve mesafeli alan olarak görüldüğü söylenir.Danto bir yandan da estetik konferansı vermek için Saulsteinberg'e ısmarladığı ancak sanatçının satmadığı bir postere istinaden" estetikçilerin hakkını verecek kadar sananla ilgilenmediklerini"belirtir.Sonuç olarak postyapısalcı ve postmodern düşünce ile sanatı geleneksel estetik felsefesinden daha cazip kılmanın yollarını arar.

 

POSTYAPISALCILIK ile POSTMODERNİZMİN ÖNCÜLERİ

 

Modernizm'i Postmodernizm'i derinden etkileyen pek çok bilim insanı vardır.Fikirleri yaptıkları öncü çalışmalarından faydalanan başka bilim insanları tarafından ileri götürülmüş olsa da bugün hala geçerlidir.Marx ve Freud'un yazıları bu konuda çok katkı sağlamıştır.

 

FRİEDRİCH NİETZSCHE

 

Modernizm ve Biçimcilik için kant ne anlama geliyorsa ,Alman düşünür Nietzsche (1844-1900)de Postmodernizm ve Postyapısalcılık için o derece önemlidir.Kendisinden sonra gelen ve görüşlerini onun düşüncelerine dayandıran pek çokları için öncüdür:Heidegger,Derrida,Foucault ve Danto,Nietzsche ile onun kaleme aldığı otuz kitabın yarattığı etkiler üzerine yazanlardan bazılarıdır.

Nietzsche'nin hayat ve sanat hakkında ele aldığı konulardan biri Yunun trajedilerini keşfederken ulaştığı ayrımdır:Apollonik ve Dionysostik .Apollonik düzen,sınırlar ve sabit güzelliği temsil eder.Dionysostik ise sınırların yıkılışını,coşku ve aşırıyı temsil eder.Apollonik biçimciliğe yakındır dionysostik belirsizliği,görünenin arkasındakini ve "müstakil" bir bakışın ortaya koyamadığı yoğun karmaşayı ele alır.

Nietzsche,Kant'ın öne sürdüğü ve sonrasında - Nietzsche'nin konu üzerinde anlaşmazlığa düştüğü-Alman düşünür Arthur Schopenhauer'in (1788-1860)desteklediği sanat anlayışını kavramış olsa da "tarafsızlık"kavramını reddeder.Schopenhauer,tarafsızlığı ve istek yoksunluğunu estetik hal için şart kabul eder.Sıradan bir bilinç halinde nesnelerin kullanım değerine bakarız ve Schopenhauer'e,göre bu tür görüşler bize nesnenin "özünden"çok "göreliğini" gösterir.Sıradan bir gözlemin rutinleri klişelere dayanır ki bunlar da  dünyayı sıkıcı ve baskıcı görmemize yol açar.Sanatçılar dünyayı bütün zenginlikleriyle görür ve nesneler yeni görüşlere,ışıltılı görüşlere açık hale gelir.

Nietzsche tüm felsefesinde istekli olmak üzerine durmuş ve Schopenhauer'in isteksizlik düşüncesine karşı çıkmıştır: Nietzsche aktif olarak görmeyi ve yorumlamayı savunur,belirsizliği benimser ve sanat eserlerinin saklı derinlikleriyle ilgilenir. Nietzsche,estetiği politikanın üzerinde tutar:Varoluş sorunlarının politikayla çözülebileceğinden şüphe duyar ve onun yerine hayata estetik açıdan yaklaşmanın anlamlı olacağını savunur. Nietzsche için estetik faaliyetin ve bakışın özü kusursuzluğa giden bir başkalaşım ve değişim isteğidir.Yükselen ve coşkulu istek estetik algı gücünün tetikleyicisidir.

Düşünür Michael Peters, Nietzsche'nin eserlerinin önemini Postyapısalcı ve Postmodernizm düşünce içinde şöyle özetler.

Nietzsche'nin hakikat eleştirisi,yorum üzerindeki vurgusu,iktidar ile bilginin farklılaştırıcı ilişkileri ve felsefi söylemdeki üslup sorununa ilgisi onun ele aldığı konuları farklı yöntemlerle geliştiren postyapısalcıların eserlerinde önemli motifler haline gelmiştir.Tüm evrensel anlam ve hakikat iddialarını sorunsallaştırırken anlamın üretildiği içeriği uygulayan dil iktidar ve arzu sorularıyla meşgul olarak ;ikili muhalif düşünceyi çoğunlukla farklılaşan bir ağ içinde bağımlı konumda doğrulamayı seçmek amacıyla ortaya atılan varsayımlara meydan okuyarak;özneyi söylemsel,libidinal,toplumsal baskıların ve uygulamaların karmaşık bir kesişimi olarak konumlardan özerk ve şeffaf özbilincin varsayımlarına meydan okuyup insani insan öznesini sorgulayarak;farklılığı ve ayrışmayı tercih etmek yerine evrensellik ve birlik iddiaları doğrultusundaki dürtüye direnerek.

Yapısalcıları postyapısalcılardan ayırmak zordur.Çünkü çoğu ilk gruptan ikincisine geçmiş ve çoğu iki gruba da ait olmayı reddetmiştir.Sanatçı görsel kültür uzmanı ve postmodernist (postmodernizm)kitabının yazarı Glen Ward,postyapısalcılarla ilgili faydalı genellemeler yapmıştır.Postyapısalcılar da yapısalcılar gibi anlam ve her tür "metin" hakkında soru sormaya devam ediyor ancak daha fazla yanıt üretiyor,tek bir yanıta karşı duruyorlar:Postyapısalcılık ne bir düşünce sistemi ne de akademik bir disiplindir.Felsefe,siyasi kuram psikanalitik kuram edebi çalışmalar,göstergebilim yapısalcılık ve feminizm gibi farklı disiplinleri özgürce harmanlayarak çalışan bir yaklaşımdır.

Glen Ward, yapısalcılıktan devraldığı üç kapsamlı ve örtüşen düşünceyi postyapısalcılığa yükler."Dil kendi dışında bir şeyi göstermez;dil anlam oluşturur(yansıtmak yerine);dil bireyselliği ifade etmez Postyapısalcılar yapısalcılar gibi "metinleri""gerçeklikten" ve yazarlarından uzak tutmaya devam ederler;ama yapısalcılardan farklı olarak anlamın altındaki nihai ve asıl zemini redderler .Yapısalcılar bütün "metinlerin" ardında sonsuz ve evrensel hakikatleri bulabileceklerine inanırlar;postyapısalcılar ise bize verilen alanla sınırlı olduğumuza ve her şeyi açıklamaya kalkışmanın ne mümkün ne de gerekli olduğuna inanırlar.Yapısalcılar dilin nispeten sarsılmaz ve hatta "gaddar" olduğunu düşünme eğilimindedirler;postyapısalcılar "fark"ı vurgular ve bütün"metinleri"asla tamamlanmayacak birer parça olarak görürler

Kaynakça:Neden Bu Sanat ? çağdaş sanatta estetik ve eleştiri Terry Barrett

DİĞER YAZILAR

Yeni Sanat Tarihi

Yeni Sanat Tarihi

Sanat'a Dair

Rastlantı Tanrısı

Rastlantı Tanrısı

Sanat'a Dair

Postmodern Çoğulculuk

Postmodern Çoğulculuk

Sanat'a Dair

Kitsch

Kitsch

Sanat'a Dair

Sanat Gerçekçi, Hakiki ve Güzeldir

Sanat Gerçekçi, Hakiki ve Güzeldir

Sanat'a Dair

Leibniz

Leibniz

Sanat'a Dair

Kandinsky

Kandinsky

Sanat'a Dair

Balthus

Balthus

Sanat'a Dair

Ahlak

Ahlak

Sanat'a Dair

Sosyal

Sosyal

Sanat'a Dair

Estetik

Estetik

Sanat'a Dair

Feuerbach

Feuerbach

Sanat'a Dair

Kişisel Notlar

Kişisel Notlar

Sanat'a Dair

Gerçeklik Sorunu

Gerçeklik Sorunu

Sanat'a Dair

Gödel-2

Gödel-2

Sanat'a Dair

Gödel-1

Gödel-1

Sanat'a Dair

Boşluk Nedir?

Boşluk Nedir?

Sanat'a Dair

Akıl Nereye Gidiyor

Akıl Nereye Gidiyor

Sanat'a Dair

Spinoza ve Aşkın Diyalektiği

Spinoza ve Aşkın Diyalektiği

Sanat'a Dair

Alev Alatlı

Alev Alatlı

Sanat'a Dair

Atina Okulu

Atina Okulu

Sanat'a Dair