İçeriğe atla
Akıl Nereye Gidiyor
Anasayfa Akıl Nereye Gidiyor

Akıl Nereye Gidiyor

Nesnel ve öznel akıl ayrımını simgeleyen, düşünen insan figürü ve klasik felsefe metinlerinden oluşan kavramsal görsel

Akıl Nereye Gidiyor

Özge Koz Sanat Atölyesi

Aklın ne olduğunu anlamamızı amaçlayan iki temel görüş var.

Aklın ne olduğunu anlamamızı amaçlayan iki temel görüş var Bunlardan birincisi benim içsel olarak doğru bulmaktan haz aldığım nesnel ,gerçekliğin yapısında var olan bir ilke olduğunu varsaymasıdır. 


Akıl  yalnız bireyin zihninde değil nesnel l dünyada da yani insanlar arası ve sınıflar arası ilişkilerde toplumsal kurumlarda, doğada doğanın görünüşlerinde de var olan bir kuvvet olarak görüyordu. 
Platon un ve Aristoteles in felsefeleri ,skolastik düşünce ve alman idealizmi gibi büyük felsefi sistemler, nesnel bir akıl teorisi üzerine kurulmuştu. Bu görüş insan ve amaçları da içinde  olmak üzere bütün varlıkları kapsayan sistem ya da bir hiyerarşi oluşturmayı amaçlıyordu. Bir insanın hayatının akla uygunluk derecesini belirleyen ,bu bütünle arasındaki uyumdu. Bireysel  düşünce ve davranışların ölçütü, insan ve amaçları değil, bu bütünün nesnel yapısı olacaktı. Bu akıl kavramı öznel aklı ,dışarda bırakmıyor, ama onu evrensel bir rasyonelliğin kısmi ,sınırlı bir ifadesi olarak görüyordu . Her şeyin ölçütü bu evrensel rasyonellikten çıkarılmalıydı.Ağırlık araçlarda değil amaçlardaydı.(1) 

 

Aklın gerçekliğin yapısında bulunan bir ilke olduğunu öne süren bu teoriyle,aklın sadece insan zihnindeki öznel bir yapı olduğunu belirten doktrin arasında temel bir farklılık vardır.İkinci doktrine öznel akıl diyoruz.öznede gerçek anlamda akıl bulunabileceğini söyler.:bir kurumun ya da bir başka gerçekliğin akla uygun olduğunu söylediğimizde,genellikle anlatmak istediğimiz,insanların onu akla uygun olarak düzenlediği ve kendi mantıksal,hesaplayıcı yetilerini ona uygulamış olduklarıdır.Öznel akıl eninde sonunda, olasılıkları hesaplama ve böylece belli bir amaca uygun araçları bulma yeteneği olduğu görülür.Bu tanım bir çok ünlü filozofun,özellikle de John Locke la başlayan İngiliz felsefesinin ortaya koyduğu düşüncelere uygun görünmektedir. Kuşkusuz, locke, aynı kategoriye girebilecek başka zihinsel işlevleri, örneğin anlama ve teorik düşünme yetilerini de unutmamıştır.Ama bu işlevlerinde araçlarla amaçların denkleştirilmesine hizmet ettiği bellidir;bilimin toplumsal görevi ve bir bakıma,teorinin toplumsal üretim sürecindeki varlık nedeni de bu denkleştirmede yatmaktadır. 

 

Öznelci görüş açısından "akıl" bir eylemi değil de bir nesneyi yada düşünceyi anlatmak için kullanıldığında,söz konusu olan bu nesnenin ya da kavramın kendisi değil, sadece belli bir amaçla bağıntısıdır.Anlatılmak istenen,bu nesnenin ya da düşüncenin başka bir şey için iyi olduğudur.Kendi başına akla uygun olan bir amaç yoktur ve akıl açısından bir amacın öbürüne olan üstünlüğünü tartışmak anlamsızdır.Öznel yaklaşım açısından,böyle bir tartışma,ancak her iki amacın da daha yüksek bir üçüncü amaca hizmet etmesi  yani amaç değil araç olmaları halinde mümkündür..  

 

Özge Koz | 2016

 


Akıl Nereye Gidiyor | İndir

İlgili Hizmetler

İlgili Çalışmalar

#akıl #nesnel akıl #öznel akıl #araçsal akıl #akıl tutulması #max horkheimer #frankfurt okulu #platon #aristoteles #john locke #alman idealizmi #skolastik düşünce #felsefe #eleştirel düşünce

Sıkça Sorulan Sorular

Nesnel akıl, aklın yalnızca insan zihninde değil, gerçekliğin kendi yapısında var olan bir ilke olduğunu savunan görüştür. Bu anlayışa göre akıl; doğada, toplumsal kurumlarda ve insanlar arası ilişkilerde de işleyen bir kuvvettir. Bireyin düşünce ve davranışlarının ölçütü, bu evrensel rasyonel bütünle kurduğu uyumdur. Platon ve Aristoteles'ten Alman idealizmine kadar büyük felsefi sistemler bu anlayış üzerine kurulmuştur.

Öznel akıl, aklı yalnızca insan zihnine ait bir yeti olarak gören doktrindir. Bu görüşe göre akıl, olasılıkları hesaplama ve belirli bir amaca uygun araçları bulma yeteneğidir. Bir kurumun akla uygun olması, insanların onu hesaplayıcı yetileriyle düzenlemiş olması anlamına gelir. Bu anlayışta kendi başına akla uygun bir amaç yoktur; amaçların birbirine üstünlüğünü akılla tartışmak anlamsız hale gelir.

Araçsal akıl, aklın amaçları sorgulamayı bırakıp yalnızca araçların verimliliğini hesaplayan bir yetiye dönüşmesini anlatır. Bir şeyin akla uygun sayılması, onun kendi değeriyle değil, başka bir hedefe hizmet etmesiyle ölçülür. Frankfurt Okulu düşünürleri bu daralmayı modernliğin temel sorunlarından biri olarak görmüş; aklın araçsallaşmasının, değerler ve amaçlar üzerine düşünme kapasitesini zayıflattığını savunmuştur.

Yazının da vurguladığı gibi Platon ve Aristoteles'in felsefeleri, Orta Çağ skolastik düşüncesi ve Alman idealizmi nesnel akıl teorisi üzerine kurulmuş başlıca geleneklerdir. Bu sistemler, insan ve amaçları da dahil olmak üzere tüm varlıkları kapsayan bir hiyerarşi ya da bütünlük tasarlar. İnsan hayatının akla uygunluğu, bu bütünle kurulan uyumla belirlenir; ölçüt bireysel çıkar değil, evrensel rasyonelliktir.

John Locke, deneyci İngiliz felsefesinin kurucu isimlerinden biri olarak öznel akıl anlayışının önemli bir temsilcisi sayılır. Locke ile başlayan çizgide akıl, ağırlıklı olarak araçlarla amaçların denkleştirilmesine hizmet eden bir hesaplama yetisi olarak ele alınır. Anlama ve teorik düşünme gibi zihinsel işlevler de sonuçta bu denkleştirmeye katkıda bulunan yetiler olarak yorumlanır.

Bu ayrımın klasik formülasyonu, Frankfurt Okulu'nun kurucu isimlerinden Max Horkheimer'a aittir. Horkheimer, 1947 tarihli ve Türkçeye 'Akıl Tutulması' adıyla çevrilen eserinde, nesnel akıl geleneğinin çözülüşünü ve aklın öznel-araçsal bir yetiye indirgenişini modern uygarlığın krizi olarak çözümler. Yazıdaki temel kavram çerçevesi de bu düşünce hattıyla diyalog içindedir.

Nesnel akıl geleneğinde ağırlık amaçlardadır: Hangi hedeflerin iyi ve doğru olduğu akılla temellendirilebilir. Öznel akılda ise ağırlık araçlara kayar; akıl yalnızca verilen bir amaca en uygun aracı hesaplar, amacın kendisini sorgulamaz. Bu kayma, adalet, mutluluk ve özgürlük gibi kavramların rasyonel temelini zayıflatır. Ayrımın önemi, aklın toplumsal ve etik yaşamdaki rolünün nasıl daraldığını görünür kılmasındadır.

Akıl yalnızca fayda hesabına indirgendiğinde, sanat gibi kendinde değer taşıyan etkinlikler meşruiyetini araçsal ölçütlerde aramak zorunda kalır. Oysa sanat, amaçlar üzerine düşünmenin, anlam ve değer sorularını canlı tutmanın en güçlü alanlarından biridir. Estetik deneyim, hesaplayıcı akılla tüketilemeyen bir bilme ve duyma biçimi sunar; bu yönüyle araçsal akla karşı eleştirel bir mesafe imkanı taşır.

Frankfurt Okulu, 1923'te kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü çevresinde gelişen eleştirel teori geleneğidir. Max Horkheimer, Theodor Adorno, Herbert Marcuse ve Walter Benjamin bu çevreyle anılan başlıca düşünürlerdir. Okul; modern toplumu, kültür endüstrisini ve aklın araçsallaşmasını eleştirel bir bakışla çözümlemiş, felsefe, sosyoloji ve estetik alanlarında derin etkiler bırakmıştır.

Evrensel rasyonellik, doğruların ve değerlerin bireysel çıkar hesabından bağımsız, herkes için geçerli bir akli temele dayandırılabileceği fikridir. Bugün bu fikir, göreceliliğin ve fayda odaklı düşüncenin yaygınlaştığı bir çağda yeniden tartışılmaktadır. Etik, siyaset ve sanat alanlarında ortak bir değer zemini aranırken, klasik nesnel akıl geleneğinin soruları güncelliğini korur.

Yazı, Özge Koz Sanat Atölyesi'nin kurucusu Özge Koz tarafından 2016 yılında kaleme alınmış bir felsefi denemedir. Atölyenin 'Sanat'a Dair' külliyatı içinde yer alır; bu külliyat, sanat pratiğini besleyen felsefe, estetik ve düşünce metinlerini bir araya getirir. Deneme, aklın tarihsel dönüşümünü sanat ve kültür üzerine düşünmenin bir zemini olarak ele alır.

Özge Koz Sanat Atölyesi'nde resim eğitimi yalnızca teknik beceri aktarımı olarak görülmez; sanat tarihi, estetik ve düşünce konuları derslerin doğal bir parçasıdır. Özellikle yetişkin resim kursu ve temel resim eğitimi programlarında, öğrencilerin görsel ifadelerini kavramsal bir derinlikle beslemeleri hedeflenir. Program içerikleri hakkında ayrıntılı bilgi için atölyeyle iletişime geçebilirsiniz.

Sanata dair sohbete atölyede devam edelim — sorularınız için bize ulaşabilir ya da Bahçelievler'deki atölyemizi ziyaret edebilirsiniz.