Galeri
57 eser — büyütmek için tıklayın

























































Yağlı boya, ressama zaman tanıyan bir tekniktir. Kuruma süresinin yavaşlığı, renkleri doğrudan tuval üzerinde harmanlamaya, bir günün fırça izini ertesi gün yeniden ele almaya, ışığı katman katman inşa etmeye izin verir. Belki de bu yüzden atölyemizin ana koleksiyonu yağlı boyadan oluşuyor: tuval hazırlığından vernik aşamasına uzanan bu sabırlı süreç, resmi yalnızca bir görüntü değil, bir zaman birikimi hâline getiriyor.
Özge Koz Sanat Atölyesi'nin Yağlı Boya koleksiyonu, farklı boyutlardaki tuvaller üzerine üretilmiş 56'yı aşkın çalışmayı bir araya getiriyor. Figüratif kompozisyonlarla soyut arayışlar burada birbirinin karşıtı değil; aynı boya dilinin iki lehçesi gibi yan yana duruyor. Kimi tuvalde bir figürün ten geçişleri ince lazur katmanlarıyla kurulurken, kimi tuvalde boyanın kendisi konu oluyor: kalın empasto dokular, spatula izleri, rengin maddesel ağırlığı.
Bahçelievler / İstanbul'daki resim atölyemizde üretilen bu çalışmaların tamamını sayfanın devamındaki galeride inceleyebilir, koleksiyonu yerinde görmek için atölyeyi ziyaret edebilirsiniz.
Koleksiyonun Hikâyesi
Yağlı Boya koleksiyonu, atölye üretiminin omurgasını oluşturan ana koleksiyondur; çalışmalar tek bir temanın değil, yağlı boyanın kendi olanaklarının çevresinde toplanır. Koleksiyonu baştan sona gezdiğinizde aslında bir ressamın teknikle kurduğu ilişkinin evrimini izlersiniz: kontrollü, çizime yaslanan figüratif kurgulardan; rengin ve jestin öne çıktığı, formun çözülmeye başladığı soyut yüzeylere doğru bir salınım.
Bu salınım plansız değildir. Atölyede bir figüratif çalışmanın ardından soyut bir tuvale geçmek, elin ezberini bozmanın en etkili yollarından biridir; ben de öğrencilerime sık sık aynı şeyi öneririm. Figür size ölçüyü, oranı, valör disiplinini öğretir; soyut çalışma ise o disiplinin içinde nefes alacak alanı açar. Koleksiyondaki eserler bu iki kutup arasındaki gidiş gelişin, yıllara yayılmış bir atölye pratiğinin kaydı gibidir.
Farklı boyutlarda tuvallerin bir arada olması da bilinçli bir tercihtir. Küçük tuvaller çoğu zaman bir fikrin ilk sınandığı etüt niteliği taşır; büyük yüzeyler ise kolun tamamının, hatta bedenin resme katıldığı, jestin ölçek kazandığı alanlardır. Galeriye baktığınızda aynı motifin ya da aynı renk fikrinin farklı ölçeklerde nasıl başka bir mizaca büründüğünü fark edebilirsiniz.
Teknik Özellikler
Koleksiyondaki tüm eserler tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle üretilmiştir; zemin hazırlığından son koruma katmanına kadar geleneksel atölye disiplini izlenir. Aşağıdaki tablo, koleksiyonun geneline hâkim olan teknik yaklaşımı özetler:
| Teknik | Tuval üzerine yağlı boya |
|---|---|
| Zemin | Şasiye gerilmiş, astarlanmış (gesso) tuval; yer yer renkli imprimatura zemin |
| Boya yapısı | Katmanlı boyama; ince lazur geçişlerinden kalın empasto dokulara uzanan çeşitlilik |
| Uygulama araçları | Kıl ve sentetik fırçalar, spatula, yer yer bez ile açma |
| Yaklaşım | Figüratif kompozisyonlar ve soyut arayışlar bir arada |
| Boyutlar | Küçük etüt tuvallerinden büyük boyutlu yüzeylere farklı ölçüler |
| Koruma | Kuruma süreci tamamlandıktan sonra vernik uygulaması |
İmprimatura, beyaz astarın üzerine sürülen ince, şeffaf bir renk katmanıdır; tuvalin göz alıcı beyazlığını kırarak valör kararlarını kolaylaştırır ve üst katmanlardaki renklere sıcak ya da soğuk bir alt ton kazandırır. Koleksiyondaki pek çok çalışmada, boyanın inceldiği kenar bölgelerde bu alt tonun görünür bırakıldığını, resmin "mutfağının" izleyiciden saklanmadığını görürsünüz.
Kullanılan Teknikler
Koleksiyonda yağlı boyanın üç ana uygulama yöntemi bir arada kullanılır: katmanlı (lazur ağırlıklı) boyama, alla prima ve empasto. Bu üç yöntemin aynı koleksiyonda buluşması, yağlı boya çalışmalarının teknik yelpazesini tek çatı altında izleme imkânı sunar.
Katmanlı boyama ve lazur
Lazur (glaze), kurumuş bir boya katmanının üzerine sürülen şeffaf renk tabakasıdır; alttaki katmanı örtmez, ona derinlik ve titreşim katar. Figüratif çalışmalardaki ten geçişleri, kumaş kıvrımları ve atmosferik fonlar büyük ölçüde bu yöntemle kurulmuştur. "Yağdan yağa" (fat over lean) ilkesine sadık kalınır: alt katmanlar daha az yağlı, üst katmanlar daha yağlı tutulur ki yüzey zamanla çatlamasın.
Alla prima
Alla prima, resmin boya henüz yaşken, çoğunlukla tek oturumda tamamlanması yaklaşımıdır. Koleksiyondaki daha spontan, fırça izinin canlı kaldığı tuvaller bu yöntemle çalışılmıştır. Islak boyanın içine boya sürmek risklidir; renklerin çamurlaşmaması için kararların hızlı ve net olması gerekir. Bu yüzden alla prima tuvaller, koleksiyonun en dolaysız, en "el yazısı" niteliğindeki parçalarıdır.
Empasto ve spatula dokusu
Empasto, boyanın fırça ya da spatulayla kalın, kabartmalı biçimde sürülmesidir; ışık bu kabartıların üzerinde gerçek gölgeler oluşturur ve resim yüzeyi âdeta kabartma gibi davranır. Soyut ağırlıklı tuvallerde spatulanın çektiği geniş boya şeritleri, kazıma izleri ve katman aralarından sızan alt renkler, koleksiyonun doku dilini belirler. Bu dokular fotoğrafta ancak kısmen aktarılabilir; asıl etkisini atölyede, yandan gelen ışıkta gösterir.
Kompozisyon Analizi
Koleksiyonun kompozisyon anlayışı, figüratif tuvallerde klasik denge kurallarına, soyut tuvallerde ise ağırlık ve boşluk ilişkisine dayanır. Figüratif çalışmalarda üçte bir bölünmeleri, bakış yönünün önünde bırakılan nefes alanları ve izleyicinin gözünü ana odağa taşıyan valör yolları dikkatle kurulur. Karanlık bir fon üzerinde aydınlık bir yüz, ya da açık bir zeminde koyu bir siluet: kontrast, çoğu zaman kompozisyonun ilk kararıdır.
Soyut çalışmalarda ise kompozisyon, konudan bağımsızlaştığı için daha çıplak biçimde görünür hâle gelir. Bir rengin kapladığı alanın ağırlığı, bir spatula izinin yönü, boş bırakılmış bir zemin parçasının sessizliği — bunların hepsi tartıya girer. Atölyede öğrencilerimle soyut kompozisyon çalışırken tuvali dört yönde çevirip baktırırım; iyi kurulmuş bir soyut yüzey, hangi yönden bakılırsa bakılsın dengesini belli eder. Koleksiyondaki soyut tuvallerin birçoğu bu sınamadan geçmiştir.
İki damar arasındaki ortak payda ritimdir. Figürde kumaş kıvrımlarının tekrarında, soyutta fırça vuruşlarının aralıklarında aynı ritim duygusu işler. Galeriyi gezerken tuvalleri bir de bu gözle — tekrarlar, duraklar, vurgular — okumayı deneyin.
Renk Yaklaşımı
Koleksiyonun renk anlayışı, sınırlı paletle kurulan armoni üzerine yapılanır; parlaklık çokluktan değil, komşu renklerin doğru ilişkisinden doğar. Figüratif çalışmalarda toprak renkleri — oksit sarıları, siyenalar, umbralar — palet dokusunu oluşturur; ten ve ışık bu sıcak zeminin üzerinde soğuk grilerle dengelenir. Valör, yani bir rengin açıklık-koyuluk değeri, renk seçiminin her zaman önündedir: doğru valörde yanlış renk resmi taşır, ama yanlış valörde doğru renk resmi dağıtır. Bu ilkeyi atölyede ilk derslerden itibaren tekrar ederiz.
Soyut tuvallerde palet cesaretlenir. Doymuş maviler, derin kırmızılar, geniş beyaz alanlar birbirine yaslanır; ancak burada da rastlantıya bırakılmış bir renk yoktur. Tamamlayıcı çiftlerin gerilimi — turuncuya karşı mavi, kırmızıya karşı yeşil — yüzeye enerji verir; nötr griler ve kırık beyazlar bu enerjinin bağırmasını engeller. Lazur katmanlarının altından sızan imprimatura tonu, birbirinden çok farklı renklerdeki tuvallere bile ortak bir sıcaklık kazandırır; koleksiyonu bir bütün olarak tutan görünmez harç budur.
Sanatsal Yorum
Bu koleksiyonun asıl konusu, yağlı boyanın kendisidir: ışığı tutma biçimi, katman altında katman saklama huyu, jesti kalıcılaştıran gövdesi. Figüratif tuvallerde bile ilgi, anlatılan sahneden çok o sahnenin boyayla nasıl kurulduğuna yönelir. Bir yüzün yanağındaki geçiş, aslında sıcak bir lazurun soğuk bir gri üzerine bindirilmesidir; izleyici bunu bilmese de etkisini hisseder.
Soyut arayışlar ise bu malzeme bilincinin serbest bırakılmış hâlidir. Formdan boşalan yer, doku ve renge açılır; resim "neyi gösterdiği" sorusundan kurtulup "ne olduğu" sorusuna döner. Ancak koleksiyondaki soyutlama hiçbir zaman köksüz değildir — desen disiplininden, gözlemden, figürden süzülerek gelir. Bu yüzden en serbest tuvalde bile bir iskelet duygusu, bir kuruluş mantığı sezilir. Kanaatimce koleksiyonun en güçlü yanı da budur: özgürlüğün, ustalıktan feragat etmeden aranması.
Kimler İçin İlham Kaynağı Olabilir?
Yağlı Boya koleksiyonu, resme yeni başlayanlardan deneyimli sanatseverlere kadar geniş bir kesime somut bir öğrenme ve ilham alanı sunar. Özellikle şu gruplar için ziyaret öğretici olur:
- Resme başlamayı düşünenler: Yağlı boyanın "zor" olduğu önyargısını, sürecin adım adım nasıl ilerlediğini yerinde görerek kırabilirler.
- Hobi olarak resim yapanlar: Katman, doku ve vernik gibi evleri atölye ortamında çalışılmış örnekler üzerinden inceleme fırsatı bulurlar.
- Güzel sanatlar ve mimarlık öğrencileri: Figüratiften soyuta geçişin aynı elden örneklerini karşılaştırmalı okumak, kompozisyon derslerine canlı malzeme sağlar.
- Sanat eğitmenleri: Teknik çeşitliliği tek koleksiyonda gösterebilecekleri bir başvuru seti olarak değerlendirebilirler.
- İç mimarlar ve koleksiyon ilgilileri: Mekâna özgün, elle üretilmiş yağlı boya eser arayanlar için doğrudan sanatçıyla konuşma imkânı vardır.
Dekorasyonda Kullanımı
Tuval üzerine yağlı boya eserler, baskı işlerden farklı olarak yüzey dokusu taşıdığı için mekân aydınlatmasıyla birlikte yaşayan işlerdir. Gün içinde değişen ışık, empasto dokuların gölgelerini kaydırır; resim sabah başka, akşam başka konuşur. Bu nedenle yerleşimde eserin doğrudan sert spot altında değil, yandan ve yumuşak ışık alacak biçimde konumlanması etkiyi güçlendirir.
Koleksiyondaki soyut tuvaller modern ve sade iç mekânlarda güçlü bir odak noktası oluştururken, figüratif çalışmalar çalışma odası, salon ve karşılama alanlarına daha kişisel bir karakter katar. Farklı boyutlarda tuvallerin bulunması, geniş bir duvara tek büyük iş yerleştirmek ile küçük işlerden bir duvar düzeni (salon asışı) kurmak arasında seçim yapmaya imkân verir. Renk seçiminde pratik bir ölçüt: mekânın hâkim renginin tamamlayıcısını taşıyan bir eser duvarı öne çıkarır, aynı aileden renkler taşıyan bir eser ise mekânı sakinleştirir. Hangi eserin hangi mekâna uyacağı konusunda kararsızsanız, atölye ziyaretinde birlikte değerlendirebiliriz.
Sanat Eğitimi Açısından Değeri
Bu koleksiyon, atölyemizdeki resim eğitiminin canlı ders malzemesidir; öğrencilerimiz teknikleri soyut anlatımlardan değil, duvardaki örneklerin önünde konuşarak öğrenir. Bir lazurun empastodan farkını kitaptan okumakla, iki tuvali yan yana görüp yüzeye yandan bakmak arasında büyük fark vardır. Derslerde sık yaptığımız bir alıştırma, öğrencinin koleksiyondan seçtiği bir tuvalin katman sırasını "geriye doğru" çözümlemesidir: en üstteki vuruştan imprimaturaya kadar hangi kararın hangi sırayla alındığını okumak, teknik bilinci hızla geliştirir.
Yağlı boyayı sistemli biçimde öğrenmek isteyenler için atölyede yağlı boya kursu yürütüyoruz; malzeme tanımadan tuval hazırlığına, katmanlı boyamadan vernik aşamasına kadar süreç burada uygulamalı olarak çalışılır. Daha önce hiç resim yapmamış olanların ise önce temel resim eğitimi ile desen, oran ve valör altyapısını kurmasını öneririm; yağlı boyaya bu temelin üzerinden geçmek, ilerlemeyi gözle görülür biçimde hızlandırır. Koleksiyondaki figüratif işlerin arkasındaki çizim disiplinini merak edenler, atölyenin desen çalışmaları koleksiyonuna da bakabilir.
İlgili Çalışmalar ve Kurslar
Yağlı boya koleksiyonunu atölyenin diğer üretimleriyle birlikte okumak, tekniğin sınırlarının nerede esnediğini görmek açısından ufuk açıcıdır. Yağlı boyanın farklı malzemelerle buluştuğu deneysel yüzeyler için tuval üzerine karışık teknik koleksiyonuna, tüm bu işlerin altındaki çizgi altyapısı için desen koleksiyonuna göz atabilirsiniz.
- Tuval Üzerine Karışık Teknik — yağlı boyanın kolaj ve farklı malzemelerle genişlediği deneysel çalışmalar
- Desen — koleksiyondaki figüratif kurgunun temelini oluşturan çizim çalışmaları
- Yağlı Boya Kursu — tuval hazırlığından verniğe, tekniği uygulamalı öğrenmek isteyenler için
- Temel Resim Eğitimi — desen, oran ve valör altyapısıyla resme sağlam bir başlangıç
Sonuç
Yağlı Boya koleksiyonu, bir tekniğin değil, bir teknikle kurulan uzun soluklu ilişkinin sergisidir. 56'yı aşkın tuval; figürden soyuta, ince lazurdan kalın empastoya, küçük etütten büyük yüzeye uzanan bir yelpazede yağlı boyanın olanaklarını tek çatı altında toplar. İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Bahçelievler'deki sanat atölyemizde üretilen bu çalışmalar, hem bakılmak hem de öğrenilmek için oradadır: her tuval, aynı zamanda bir ders notudur.
Aşağıdaki galeride koleksiyonun tamamını inceleyebilirsiniz; ancak yağlı boyanın dokusu ekrandan ancak kısmen geçer. Işığın empasto kabartılarına düşüşünü görmek için sizi atölyeye bekleriz.
İletişim ve Ziyaret
Koleksiyonu yerinde görmek, eserler hakkında bilgi almak ya da atölyedeki resim eğitimlerini tanımak için bize ulaşabilirsiniz. Ziyaretler randevu ile planlanmaktadır; gelmeden önce kısa bir telefon görüşmesi yeterlidir.
- Telefon: 0541 801 27 81
- WhatsApp: wa.me/905418012781
- Adres: Bahçelievler Mah. İskender Fahrettin Sok. No:11 Daire:19, 34180 Bahçelievler / İstanbul
- Çalışma saatleri: Hafta içi 09:00–17:00, Cumartesi 09:00–15:00, Pazar kapalı
Koleksiyon ve eserler hakkında bilgi almak için iletişim sayfamızdan da yazabilirsiniz. Diğer koleksiyonlar için tüm çalışmalar sayfasına göz atmayı unutmayın.


